Gündem Manşet Politika 

Dersim Ortaçağ, Tunceli Cumhuriyettir!

Dersim – Tunceli tartışması basit bir isim tartışması değildir. Ortaçağ ile Cumhuriyet arasındaki bir tercihtir”

Vatan Partisi Alanya İlçe Başkanı Evren Kurtoğlu, Tunceli Belediyesi’nin isminin ‘Dersim Belediyesi’ olarak değiştirilmesi yönünde alınan karar için şunları söyledi.

Basın açıklamasında Kurtoğlu “Dersim Ortaçağ, Tunceli Cumhuriyettir!” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın tamamı şu şekilde;

Tunceli Belediye Meclisi, geçtiğimiz hafta toplanarak belediyeye ait binalarda “Tunceli Belediyesi” yazılı tabelaların “Dersim Belediyesi” olarak değiştirilmesi yönünde bir karar aldı.

Bu karar açıkça Anayasa ve kanunlara başkaldırıdır. Kanunlarımıza göre bir ilin adı, yalnızca kanunla değişmektedir. Yani tek yetkili, yasama erkini elinde bulunduran Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Tunceli Belediyesi kendisini yasama organı mı zannetmektedir? Özerklik mi ilan etmiştir? Belediyelerin kanunlarda belirtilen görevleri yalnızca kent hizmetlerinin görülmesinden ibarettir. Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu dâhil, Belediye Meclisi toplantısında bu bölücü önergeye kabul oyu veren bütün meclis üyeleri hakkında; suçu ve suçluyu övme (TCK m.215), halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (TCK m.216), kanunlara uymamaya tahrik (TCK m.217) ve görevi kötüye kullanma (TCK m.257) iddialarıyla Genel Merkezimiz suç duyurusunda bulundu.

Cumhuriyet Seyit Rızaları Neden Ezdi?

Dersim – Tunceli tartışması basit bir isim tartışması değildir. Ortaçağ ile Cumhuriyet arasındaki bir tercihtir.

Dersim derebeyleri Cumhuriyetin ilanından itibaren Cumhuriyet otoritesini tanımamışlardır. Cumhuriyet hükümetleri bölgeye defalarca heyetler göndermesine karşın, bu derebeyi takımı “okul yapmayın, vergi toplamayın, yol yapmayın, karakol kurmayın, asker toplamayın” taleplerinde ısrar etmişlerdir. Eşkıyalık ve yağma düzenlerine dokunulmamasını istemişlerdir. Yani, Cumhuriyeti Dersim’de istememişlerdir. Onlar, yüzlerce yıldır ezdikleri, köleleştirdikleri, yağmaladıkları halkın özgürleşmesini istememişlerdir. Onlar, bölge halkının Ortaçağ karanlığında kendilerinin dini ve ekonomik zorbalığının altında yaşamasını istemişlerdir. Cumhuriyet’in ikna çabalarına karşın bu zorba derebeyleri silahlı isyana kalkışmıştır. Atatürk’ün sağlığında 1935’te şehrin adı değiştirilmiş, 1937’de Tunceli’de isyan başlamış, isyan 1 yıl sonra bastırılmıştır. Başta Seyit Rıza isimli derebeyi olmak üzere gerici isyancıların önde gelenleri yakalanmış, yargılanmış ve cezalandırılmıştır.

Bu feodal isyanın bastırılmasıyladır ki Tuncelimiz, diğer kentlerimiz gibi Cumhuriyet’in ışığıyla tanışabilmiştir. Bugün okuma yazma ve üniversiteli oranının en yüksek olduğu kentlerin başında Tunceli geliyorsa, bunu Seyit Rıza’nın başını çektiği ağa, bey, şeyh takımına aman vermeyen ve onları söküp atan Cumhuriyete borçluyuz. Tunceli halkı bugün başı dik, özgür bireylerse, bunu Cumhuriyetin ağa ve dini otorite kılığındaki zorbaları temizlemesine borçluyuz. 1937-38 Harekâtı olmasaydı bugün Munzur’unda yüzülen Tunceli’den değil, ilkellik içinde bir Dersim’den söz ediyorduk.

“Komünist” Maskeli Gericiler

Durum böyleyken, kendisini “Komünist” diye pazarlayan bir TİKKO’cu, yanına PKK/HDP’nin de desteğini alarak Belediye Meclisinde Tunceli’yi kaldırma, Dersim’e dönme kararı alıyor. En gerici, ilkel, feodal, ortaçağcı kararı, kamuoyuna sözde komünist olarak kakalamaya çalışmaktalar. Bunlar Atatürk’e, Cumhuriyet’e düşmandır. Bu Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı Seyit Rıza hayranını, allayıp pullayıp bir grup saf Atatürkçüye bile sevdirmişlerdir. Şimdi makyaj akmakta, “kooperatifçi sevimli komünistin” aslında bir Cumhuriyet karşıtı olduğu gün gibi ortaya çıkmaktadır.

Bu kanun tanımazlığa izin verilirse yarın her belediye meclisi kafasına göre il-ilçe isimlerini değiştirme cüretinde bulunur. Devleti yönetenler Tunceli’nin Seyit Rıza artıklarının değil Cumhuriyet’in idaresi altında olduğunu göstermek zorundadır. Türk Yargısı da yaptığımız suç duyurusunu dikkate alarak bir şehrimizin ismini değiştirmeye kalkanlar hakkında soruşturma başlatmalıdır.

Seyit Rıza Heykelini de Kaldırtacağız!

2010’da BDP’li belediye tarafından (Şimdiki HDP) şehrin ortasına dev boyutlu bir Seyit Rıza heykeli dikilmiştir. O dönem “Çözüm Süreci” sarhoşluğunda olan hükümet ve yargı da heykelin kaldırılması yönünde başvurular olmasına rağmen bu rezalete göz yummuştur. Ve bu heykel, bir utanç anıtı olarak hala Tunceli’nin Kışla Meydanında durmaktadır. Cumhuriyet’e isyan etmiş ve bu yüzden cezalandırılmış bir mürteci derebeyinin heykeline kimse dokunmuyor. Asteğmen Kubilay’ın kafasını kesenlerin Menemen’e heykelleri dikilebilir mi? Ya da Yozgat, Bolu, Düzce, Konya’da Kurtuluş Savaşı sürerken Ankara’ya isyan edenlerin bu şehirlerde heykelleri dikilebilir mi? Diyarbakır’a Şeyh Sait heykeli dikilebilir mi? Peki Tunceli meydanındaki Seyit Rıza’nın ayrıcalığı nedir? Devlet buna seyirci kalamaz. Siz Seyit Rıza heykeline göz yumarsanız bugün tabelanızı da indirirler, yarın Atatürk heykellerini de kaldırırlar. Vatan Partisi önümüzdeki günlerde bu heykelin kaldırılması için de idari ve hukuki girişimlerde bulunacaktır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Benzer Haberler