Son Dakika Alanya Haber İhbar   |  


ExitJunction.com  - Make Money From Your Exit Traffic!


Yeni Sayfa 1

Kur'an-ı Kerim seçmeli ders mi oluyor
Alanya Haber Sitesi-Alanya haberleri, Alanya anketi, Alanya`nın beldelerinden haberler, siyasi haberler, magazin haberleri, köşe yazıları, Alanya ilanları, Alanya rehberi, Haberci
Sınırlar Arasında Pamuk'un nobeli
Banu Avar'la Dünya Düzeni CIA
Banu Avar'la Dünya Düzeni NATO
Banu Avar Dünya Düzeni Türkiye
Metin Çakar'dan Kum show performansı

Vekiller maraba mı ?
Alanya Haber Sitesi-Alanya haberleri, Alanya anketi, Alanya`nın beldelerinden haberler, siyasi haberler, magazin haberleri, köşe yazıları, Alanya ilanları, Alanya rehberi, Haberci
Keman Çalmak Aşk ister
Harekatın mimarı Ecevit değil, Erbakan
Bunu konuşalım'ın konuğu Numan Kurtulmuş
''KAN FARKI'' filmi geliyor ...
Domuz gribine karşı etkili doğal kürler

Doc. Dr. Mehmet Emin İnal
Yrd. Doc. Dr. Ahmet Aktürk
Arş. Gör. Furkan Baltacı
Mustafa Çakar
Gülsen Birdal
Özgür Karakaya
Bilal Kılıklı

Alanya Anket
Tekrar Gazipaşa'ya Uçacağını duyuran Borajet konusunda fikriniz nedir
Fırsatçı olduğunu düşünüyorum
Ekonomik değil Biletleri pahalı
Uçuş personeli eğitimsiz
Fikrim yok
Kış dönemi uçuş yapmıyor
Her zaman bilet bulamıyorum
Süper Kusursuz Firma


Sonucu Görüntüle

Yeni Sayfa 1
Haber Kritik Alanya Emlak Alanya Rehber Alanya ilan Google Chrome Download Google Chrome Browser Spor Haberleri
Alanya Haber
Alanya Emlak Bookmark to: Digg Bookmark to: Technorati Bookmark to: Yahoo Bookmark to: Bookmark Tracker Bookmark to: Facebook Bookmark to: Mixx Bookmark to: Megite Bookmark to: Del.icio.us Bookmark to: Google Bookmark to: Indian Pad Bookmark to: Wirefan Bookmark to: Newsvine Bookmark to: Netvouz

Yeni bir sektör doğdu 'Semazenlik'





Ramazan’da gıda sektöründe büyük bir hareketlilik yaşanır. Bu aydan en çok fırınlar ve lokantalar nasiplenir. Son yıllarda ise yeni bir sektör doğdu: ‘Semazenlik'. Ramazan nedeniyle çok yoğun olan bir semazenin 15 dakikalık gösterisinin bedeli 150 ila 200 YTL arasında değişiyor.

 

Bir gecede 3 semaya gidenler günde 600 YTL kazanıyor. Ramazan ayını ise 18 bin YTL ile kapatıyorlar.

 

Ramazan, Müslümanlar için hem bereket hem de kazanç ayı. Bu ayda gıda sektöründe büyük bir hareketlilik yaşanır. Bundan en çok da lokantalar ve fırınlar nasiplenir.

 

Son yıllarda yeni bir sektör doğdu: ‘Semazenlik'. Bildiğiniz gibi, Mevlevilerin en önemli ritüellerinden biri olan sema törenlerine katılan dervişlere semazen deniyor.

 

Ancak bahsettiğimiz semazenlerin, aynı adı taşısalar da şekil olarak gerçeklerine benzeseler de, asıllarıyla uzaktan yakından ilgisi yok. Zaten ayin de dini olmaktan çıkıp folklorik bir gösteriye dönüşmüş. İçi boşaltılmış ayinler denetimden uzak; öyle ki birkaç dakika sarsılmadan dönebilen herkes, kendini semazen ilan ediyor.

 

Peki neden?

 

Çünkü semazenliği ticarete döken insanlar, yılın tamamına yakınını sahnede geçiriyor ve bu işten inanılmaz paralar kazanıyor. Herhangi bir yerde sahne almanın 15 dakikalık bedeli 150 ila 200 YTL arasında değişiyor.

 

Ramazan ayındaki yoğun ilgiden dolayı günde 3 semaya (işe) giden semazenler, böylece günde 45 dakika dönüp 600 YTL kazanmış oluyor. Velhasılı Ramazan ayında tamı tamına 18 bin YTL kazanıyorlar.

 

20 yıla yakın bir süredir semazenlik yapan Dursun Kızılkaya, “Ben bu işe gönülden başladım. Yoksa ‘şu işe gireyim, şu kadar para kazanayım' gibi bir düşüncem olmadı; ama nasibimizde para kazanmak da varmış! İnsanlar, ‘15 dakika dönüp bir işçinin 3 günlük maaşını alıyorsunuz’ diye bizleri eleştirebilir; bu noktadan bakmamak lazım.

 

Bunun sanatsal bir yönü de var. Varsa öyle bir kabiliyetin sen de yap. Ben bu eleştirileri dikkate almıyorum.” diyor. Bu tür gösterilerde yer alan ve adını vermek istemeyen bir semazen (P.K.), “Hal böyle olunca semazenler Allah aşkı için değil, para aşkı için dönüyorlar! Semazen her bir çarkında Allah diyor. Parayla Allah denir mi yahu?” diyor. 3-5 kişiden oluşan topluluklara semazen grubu denilemeyeceğini belirten P.K., “Osmanlı döneminde birkaç kişiyle yapılan fukara seması vardı; fakat o semada kollar açılmazdı. Biz artistik ve turistik olsun diye kollarımızı açıp beyaz tennurelerle sema yapıyoruz!” diyerek bunun doğru olmadığını itiraf ediyor. “Semazenlik benim yaşam tarzım.” diyen Dursun Kızılkaya, kendisi gibi pek çok ortamda sema yapan insanların bunu, Türk kültürünü tanıtmak amacıyla yaptıklarını söylüyor.

 

Sakarya Üniversitesi Tasavvuf Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Sezai Küçük, bu açıklamaya karşı çıkarak “Kalkıp da, biz kültürümüzü tanıtıyoruz, ilgisi olmayanların dikkatini çekiyoruz, demesinler. Madem amacınız bu, niye parayla dikkat çekiyorsunuz ki, bedava çekin o zaman.

 

Bunlar kültürü tanıtmak maksatlı değil, dünyalık uğruna tamamen para için yapılıyor. Semazenin cebine parayı koymayın, ikinci defa hiçbir yere götüremezsiniz.” şeklinde konuşuyor.

 

Semanın; alışveriş merkezi, kafe, bar, havaalanı, düğün, sünnet, market ve açılışlar gibi uluorta her yerde yapılmaması için, tek çarenin Kültür Bakanlığı'nda olduğunu söyleyen P.K., “Türkiye'deki semazenlerin hepsi 300'ü geçmez.

 



Devletin bunları, kadrosuna ve kontrolü altına alması lazım… Bünyesine aldığı semazenleri Mevlevi terbiyesiyle yetiştirecek, ekstradan para kazanmaya teşvik etmeyecek!” dese de, Sezai Küçükbu sözlerin tam aksini dile getiriyor: “Kültür Bakanlığı'nın bu konuda yapabileceği bir şey yok; çünkü burada boşluk var.

 

Zihniyetin, semaya bakışın değişmesi lazım. Semanın nevinin ve niceliğinin bilinmesi lazım… Bunlar değişmediği müddetçe 300'ü alırsınız, bir 300 daha çıkar, onu alırsınız, bir daha çıkar ve bu gösteri devam eder. Bunu yasaklamak da çözüm değil, ki zaten yasaklayacak merci de yok.

 

Şu an için hakikaten şudur diyebileceğimiz bir çözüm yok. Çözüm ancak semanın hakikatini insanlara anlatmak olabilir, onun dışında çok zor.”

 

TÜRKÜLERE EŞLİK EDEN SEMAZEN MANZARALARI

 

Ramazan ayında hıncahınç dolan Sultanahmet Meydanı'ndayız. Kalabalık içinde ilerlemeye çalışırken insanların bir kafenin önünde toplanması dikkatimizi çekiyor.

 

Kalabalığa doğru yaklaştıkça kanun ve tef eşliğinde yarı Türkçe yarı Kürtçe söylenen “Ceylanım (Rındamın)” türküsünü duyuyoruz. Sahnede bir kanuni, bir dairezen, bir de semazen yer alıyor. Küçük platformun sol tarafında yer alan semazen, türküye huşu (!) içinde eşlik ediyor.

 

Türkü bitip de “İrfan Meclisine Erişebilsem” ilahisi başladığında semazen aşka gelerek dönmeye başlıyor. Bir anda açılan eller, haktan alıp halka vermeye başlıyor bile! İlahinin bitimi ve alkışların yükselmesi ile semazen sol tarafına dönüyor ve Elif şeklini alarak saz arkadaşlarını selamlıyor.

 

Kanuni yeni bir parçaya hazırlanırken semazen, solistliğe bürünerek hangi türkünün çalınması gerektiğini söylüyor. Ve şarkı giriyor: “Geceler yarim oldu (Aman aman garibem)/Ağlamak kârım oldu (Anam anam garibem)” Sahnenin köşesine çekilen semazen, türküye bir sağa bir sola sallanarak ritim tutuyor..

 

İkinci bölüm “Taleal Bedru Aleyna” ilahisi eşliğindeki sema gösterisiyle açılıyor. Hz. Peygamber'in anlatıldığı bu ilahiye ve semazenin huşu (!) içindeki dönüşüne nargile fokurtuları ve yapılan esprilere atılan kahkahalar eşlik ediyor. İlahi bitiyor ve yine aynı seremoni tekrarlanıyor. İzleyenler de büyük bir alkış ve saz arkadaşlarını selamlayan semazen… “Eşarbını Yan Bağlama” türküsü girdiğindeyse tek kişilik sema ayininin doruk noktasına ulaşılıyor ve izleyenler alkışlarla tempo tutuyor; huşunun (!) sınırlarını zorlayan semazen ise birbirine kavuşturduğu ellerini açıp kapayarak ritim tutmaktan uzak durmuyor.

 

SEMA, META OLARAK SATILIYOR

 

Sezai Küçük: Şimdi bir de modern sema çıkardılar. İyice deforme ettiler. Onların yaptığına sema değil, dans denir. Açıkçası bu temel bilgisizlikten kaynaklanıyor; sema nedir, sema niçin, nasıl yapılır, semanın mekânı, zamanı var mıdır? Bütün bunlar bilinmediği için sema, her ortamda insanları cezbetmek için, dikkatini çekmek için beyaz tennure ve sikkeyle dönme ameliyesi gibi anlaşılıyor. Ki modern sema dedikleri dansta beyaz tennure ve sikke de yok! Hâlbuki sema Allah'ı anma halidir, zikir halidir. Yaptıkları, tüketim aracı olarak kullanılan insanları bir tür cezbetme hali. Bu semazenler, Allah'a ulaşma ve arınma hali olan semayı alıp günümüz mantığıyla düşünerek uluorta her yerde bir meta olarak satıyorlar.

 

TAM 7 YIL TATİL YAPMADIK!

 

Dursun Kızılkaya (Semazen): Tasavvuf ekibimiz 8 kişiden oluşuyordu. 1992-93 yıllarında muazzam bir yoğunluk oldu. Taleplere yetişemeyince 8 kişilik ikinci bir ekip kurduk. Bir süre sonra iki grup da talepleri karşılayamayınca yine 8 kişiden oluşan üçüncü grubu oluşturduk. Bu gruplar hem mehter yapıyor, hem ilahi söylüyor hem de sema yapıyordu. Bir etkinlik bittiğinde hemen kostümünü çıkartıp sıradaki etkinliğin kıyafetini giyiyordu. Bayanlardan çok talep gelmeye balayınca 8'er kişiden iki bayan ekibi kurduk. 7 yıl boyunca tek bir gün bile tatil yapamadık. Ayrıca düğün salonlarıyla da görüştüm. ‘Düğünlere gelip semalarla harçlığımı çıkarırım!’ dedim. Onlar da kabul ettiler.

 

‘MODERN SEMA’ OLMAZ

 

Esin Çelebi (Hz. Mevlânâ'nın 22. kuşak torunu): Modern sema olarak lanse edilen dansı hiç tasvip etmiyorum; çünkü sema manevi bir harekettir. Giyeceğin kıyafetten yaptığın her harekete kadar hepsinin bir manası var. Ama onlar bu manaya uymadan yaptıkları için buna sema ediyor denemez, dönüyor denir. Ben onaylamıyorum, hoşuma gitmiyor doğrusu. Ha, dönüyoruz desinler, o ayrı bir şey; ama sema ediyoruz demesinler, yakışmıyor. Para için dönenler, modern olduklarını söyleyenler Mevleviliğe zarar verse de, en çok zararı kendileri görür.

 

'15 KİŞİLİK EKİBİMİN BİR GECELİK MALİYETİ 8 BİN YTL'

 

Sabreddin Yılmaz (Sema ve Sanat Derneği Koordinasyon Sorumlusu): Biz çağrıldığımız yerlere 15 kişilik bir ekiple gidiyoruz. Konaklama, yol masrafı ve ödenen ücretle beraber toplam maliyet 8 bin YTL'yi buluyor. Bizim bir programımız iki buçuk-üç saat sürüyor. Çünkü biz sadece sema gösterisi yapmıyoruz. Hattat ve ebruzenimiz hünerlerini sergiliyorlar ilk başta. Tasavvuf musikisi konseri, Hz. Mevlânâ'nın tanıtımı, tiyatro gösterisi ile devam eden programımızda son olarak sema gösterisi yapılıyor. Eğer grup olarak değil de iki üç semazen isterlerse yine hizmet veriyoruz. Semazen başına konaklama ve yol parası haricinde 200 YTL ücret alıyoruz, bu sema 15 dakika sürüyor. Tabii gün ve program sayısı çoğaldıkça bu fiyat düşüyor.

 

GECEDE 200 YTL'DEN ÜÇ SAHNE

 

Mehmet Dursun (Semazen Organizasyon Müdürü):10 yıla yakındır bu işi yapıyorum, son 5 yıldır inanılmaz bir ilgi var. İftar yemekleri, şirket ve bayi toplantıları, düğünler, sünnetler, alışveriş merkezleri gibi her türlü organizasyona ka semazen istenirse gönderiyoruz. Fiyatlarımız semazen başına 150 ila 200 YTL arasında değişiyor ve gösteri yaklaşık 20 dakika sürüyor. Bir semazen gecede üç gösteriye çıkabiliyor.

 

Zaman'ın cumaERTESİ ekinde yayımlanan 'Bu semazenler aşk ile değil, para için dönüyor' haberi yeni bir tartışma başlattı. Bu konuda görüş belirtenler arasında semanın gerçek anlamıyla icra edilebilmesi için Mevlevihanelerin yeniden açılması gerektiğini söyleyenler de var, devlet kontrolünde yapılması gerektiğini savunanlar da...

 

Semazen P.K., semanın dinî bir ayin olarak yapılabilmesi için Mevlevi tekkelerinin açılması gerektiğini söylüyor. Kendisi de ücret karşılığında sema yapan P. K. "Günümüzde de Mevlevihanelerde sema yapılıyor; ama buradaki amaç da gösteri. Aslına uygun sema yaptığını söyleyenlerden kaçı Mevlevi virdini okuyor Allah aşkına?" diyor. "Ben kendimin ve benim gibi para karşılığı dönenlerin eleştirisini yapıyorum." diyen P. K. sözlerine şöyle devam ediyor: "Türkiye'de 300'e yakın semazen var. Semayı gerçek mânâda yapanlar bir elin parmaklarını geçmez. Semazen abdestini de alsa, namazını da kılsa yaptığı şovun ötesine geçemez; çünkü virdini okumuyor, üstelik para alıyor."

 

>Konya Selçuk Üniversitesi Mevlânâ Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler'e göre ise semanın aslına uygun icra edilebilmesi için tekkelerin açılması gerekmiyor. Şimşekler, bu görüşünün nedenini şu sözlerle temellendiriyor: "Semanın açılacak Mevlevihanelerde yapılması da farklı sebeplere dayanabilir. Oralarda da maddiyat ön plana çıkabilir, para için sağa sola gidilebilir. 1925'te dergahlar kapatıldıktan sonra Mevlevilik kültürü devlet eline teslim edilmiş. Mevlevilikle ilgili ne olursa olsun bunu devletin yapması lazım."

 

Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sezai Küçük ise semanın aslî haliyle yapılabilmesi için kendisinden önceki nesilden icazet almış bir sema dedesinin olması gerektiğini söylüyor. Küçük, "Bugün bu olmadığı için kafasına sikkeyi geçiren sema yaptığını sanıyor." diyor. Uluorta her yerde semazen kıyafetleriyle dönen insanların, semanın adabını, erkânını, aşkını yok ettiğini belirten Küçük, bu konuda yapılması gerekeni şu sözlerle ifade ediyor: "Tasavvuf geleneğinin çizgisi sağlam bir şekilde takip edilmeli."

 

İstanbul ve Konya'da sema ayini icra eden iki resmî koro mevcut. Nuri Şimşekler, bu koroların yoğun talebe yetişemediği için, semayı kendi etrafında dönmek zanneden ve çevresindekilere 'Ben dervişim, semazenim' diyen insanların çoğaldığını söylüyor. 'Leylim Ley' şarkısında sema edenleri bile duyduğunu belirten Nuri Şimşekler, "Bazılarının başlarında sikke bile yok. Keçeyi ikiye dürüp başlarına takıyorlar. Manavgat'ta ayaklarında adeta kovboy çizmesi olan semazenler gördüm. Semayı farklı müzikler eşliğinde ve aslına uygun olmayan yerlerde icra etmek Hz. Mevlânâ'nın ruhunu ve onu sevenleri incitir. Semanın yapılabilmesi için Ayin-i Şerif'in okunması gerekir. Mevlânâ bir tıkırtıdan, bir satıcının sesinden etkilenerek Allah'a yönelmiş. Ama o Hz. Mevlânâ'dır. Kimse kendini onunla kıyaslamasın." diyor.

 

Semazenlerin maddi pazarlığa girmesinin adaba aykırı olduğunu söyleyen Şimşekler, şöyle konuşuyor: "Mevlevilik geleneğinde 'niyaz' usûlü vardır. İnsanlar gelirler, semayı seyrederler ve niyaz olarak oraya bir şey bırakırlar. Yine bir yere davetli iseler davet eden kişi niyaz kabilinden bir miktar para verir. Ama kesinlikle pazarlık yapılmaz. 1 YTL de verseler 1.000 YTL de verseler itiraz etmez. Çünkü Mevleviliğe göre o niyazın biri bindir."

 

"Sahil yerlerinde animatörler bile sema yapıyor." diyen Nuri Şimşekler, bu işin aşk işi olduğunu söylüyor: "Sema yapan kişiler, bir bakıyorsunuz ki başka kostümler giymiş kılıç kalkan oynuyor. Nasıl kot pantolonla, farklı yerlerde bale yapılamazsa Mevleviliğin seması da sikkesiyle, tennuresiyle, hırkasıyla ve mutlaka Ayin-i Şerif eşliğinde yapılmalı. Dönmeyi öğrenmekle semazen olunmaz. Semazen dönüşle değil, Allah için yanışla olur!"

 

Zaman





Haber Okunma:1575         Haberi Ekleyen:alanya_haber         Haber Tarihi:2008-09-23 07:25:25


Haber Etiketleri:

Yeni bir sektör doğdu 'Semazenlik' bülteni . | Yeni bir sektör doğdu 'Semazenlik' haberi . | Yeni bir sektör doğdu 'Semazenlik' Haberleri . |












Untitled web-page
Tüm Yorumlar - Yorum Ekle
Yeni Sayfa 1

Alanya Haber Sitesi
Alanya haberleri, Alanya anketi, Alanya`nın beldelerinden haberler, siyasi haberler, magazin haberleri, köşe yazıları, Alanya ilanları, Alanya rehberi, Haberci
http://www.alanyahaber.com
Alanya Haber © 2009 - AlanyaNet Internet Hizmetleri - İletişim - Tel : 0 242 514 22 96 - e-mail : alanyahaber@alanyahaber.com