Untitled web-page
Siyasi Analiz
 SES ÇIKARANIN KELLESİNİ ALIRLAR...
HİLMİ ARIKAN'DAN "MARKA" SİTEMİ
Gazipaşa Havaalanı konusunu aktarmak için Ankara'ya giden Alanya heyeti neyle ilçeye döndü... Koskoca bir hiçle... Öyle değil mi... Yoksa biz mi yanlış biliyoruz... Peki bu duruma ses çıkaran var mı... Hayır yok... Var da biz mi yanlış biliyoruz... Herkeste derin bir sessizlik... Herkeste derin bir uyuşukluk... Aman ha, susup oturalım... Ses çıkaranın kellesini alırlar yoksa... Kim alır... Orası malum... Geçmişte erken öten horozların başını kim aldıysa onlar alır... Dün, Oba'da bir mekanda sohbet ettiğimiz eski bir oda başkanı ne demişti: "Alanya'da sivil toplum örgütü masturbasyonu yapılıyor"... Bu da ne demek şimdi... Açıkça belli değil mi... Gazipaşa Havaalanı konusu orta yerde dururken, hiç bir sivil toplum örgütünün ses çıkarmaması herşeyi gözler önüne sermiyor mu... Sivil toplum örgütünden kastımız ne... Tabi ki dernekler ve meslek odaları... Fakat onlar ne yapıyorlar... Koskoca bir hiç... Pardon, pardon... Birbirlerine rakip kredi kooperatifleri kurmakla meşguller... İşleri güçleri para... Dersek çok mu haksızlık etmiş oluruz acaba... Alanya'da oda başkanı oldun mu sırtın yere gelmez... Diyor, kimileri... Kıl gezisi var, hadi Almanya'ya... Tüy gezisi var, ver elini Tayland... Hiçbir icraat yapmadan otur makamında... Tıkır tıkır da al maaşını... Ohhh, güzel iş değil mi... Esnafın kirası fazlaymış... Bağ-Kur aidatı inim inim inletiyormuş... Paralı turist dönemi bitmişmiş... Kimin umrunda... Salla başını, al maaşını... Bir de belediye başkanının parmağı hangi rotayı gösteriyorsa dümeni o rotaya kır, gerisini boşver... Alanya'da meslek odası başkanı olmak avantalı iştir... Kim oda başkanı olduysa, hemen bir şirket kurup oda üyelerini de ortak ediyor kendine... Oda başkanlığı elden gitse de nafile... Şirketin başkanlığı bizim eski oda başkanında kalmaya devam ediyor... İnanmıyorsanız, araştırın... ALİDAŞ, Olgu AŞ, vs... Hemen hepsinin sahibi odaların başkanları... Yeme de yanında yat... Ama iş memleket menfaatlerini savunmaya gelince ortada kimseyi bulamazsın... Herkes kaçacak delik arıyor... Niye... Çünkü seneye yerel seçim var... Neme lazım... Bakarsın iktidarın adamı başkan oluverir, ondan sonra bu yağlı makamdan iki dakka da indiriverirler adamı... Benim partimden değilsen, öl geber mantığı yani... Geçmişte örneği çok... İnanmayan varsa merhum Veliddin Taşkıran'a sorsun... Geçenlerde duydum... Alanya Belediyesi Meclisi'nin DP'li üyesi Hilmi Arıkan, önceki hafta Alanya'yı ziyaretinde Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu'na övgüler yağdıran DP Genel Başkanı Süleyman Soylu'ya fena bozulmuş... Soylu'nun Sipahioğlu için sarf ettiği "Siz bir markasınız" sözlerine kızan Arıkan, "Bu genel başkan hala çocuk. Siyasi birikimi yok. Yaptığı açıklamalar da bunun en bariz göstergesi" demiş... Tarikat ekolünden gelen Arıkan'a Soylu'nun sözleri fazla abartılı gelmiş ve bu durumu partisinin Alanya'daki temsilcileriyle de paylaşmış... Sayın Arıkan, kızmakta belki haklı olabilirsiniz ama şunu da unutmamalısınız ki, partiniz eğer Alanya'da hala Sipahioğlu'na alternatif bir aday çıkaramadıysa, Soylu ne yapsın... Sipahioğlu'na eşdeğer bir siyasetçiniz yok mu Alanya'da... Mesela siz... Soylu neden Sipahioğlu'nu övüyor da, yıllardır aktif siyasetin içinde olan sizi, hem de yanıbaşında otururken fark etmiyor... Sizce Sipahioğlu'na "Siz bir markasınız" diyen Soylu mu suçlu, yoksa kılavuz olarak, hiç kimsenin adam yerine bile koymadığı ve "eski kurt siyasetçiyim, siyaseti iyi bilirim" diye piyasada gezinen sarhoşların ipine sarılıp kuyuya inen DP İlçe Teşkilatı mı suçlu... Bence Soylu'ya kızacağınıza suçluyu hemen yanıbaşınızda aramanızda fayda var, diye düşünüyorum... Peki bunları gündeme getirecek olan, getirmesi gereken medya nerede... Valla, meslek odaları için ne söylediysek, medya için de pek fazla söylenecek bir şey yok... Bir ikisi hariç, gerisi patronlarının arsası istimlak edilmesin diye yıkama yağlama peşinde, reklam, avanta ya da akşam sofrası peşinde... Akşam akşam beni fazla konuşturup da hayranlarımın sayısını artırmayın...
Konuya uygun bir fıkra...
Karıkoca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar. Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar. Birkaç saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır.Adam uyku sersemidir; güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır:
-'Ne oldu?Ne istiyorsun?' diye sorar.
-'Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.'
Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir:
-'Bunun için mi uyandırdın beni? Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum, ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız'.
Karısı tekrar sorar.
-'Peki, bu sana neyi gösteriyor?'
Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir:
-'Teolojik olarak Allah'ın kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum. Felsefi olarak, evrenin sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum. Astronomik olarak galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum. Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum. Niye sordun bunu bana? Sana neyi gosteriyor?'
-'Selami, çadırımızı çalmışlar!!!
SÖZÜN ÖZÜ: Birileri bizim çadırı çalmış ama bizimkiler sizi salak yerine koyduklarını sanıp yıldızlardan bahsediyor...
Hadi, hepinize iyi oyunlar dilerim...
Alper Kutay / Siyasi Analiz
alperkutay@hotmail.com
Alper KUTAY 2008-03-26 10:50:22
|