Yeni yıl yoğun bir gündem ile başlıyor

Son iki haftayı tatiller nedeniyle düşük işlem hacmi ve volatilite ile tamamlayan küresel piyasaları yeni haftada ise oldukça yoğun bir gündem bekliyor. Öyle ki, yurtiçinde enflasyon rakamının öne çıktığı haftada dışarıda...

Yayınlanma:
Yeni yıl yoğun bir gündem ile başlıyor

Son iki haftayı tatiller nedeniyle düşük işlem hacmi ve volatilite ile tamamlayan küresel piyasaları yeni haftada ise oldukça yoğun bir gündem bekliyor. Öyle ki, yurtiçinde enflasyon rakamının öne çıktığı haftada dışarıda ise Fed tutanaklarının yanında PMI rakamları, ISM endeksleri ve ABD istihdam verileri açıklanacak. Yarın Georgia’da yapılacak Senato seçimini ise haftanın en önemli konu başlığı olarak görüyoruz.

Yurtiçinde odak noktasında bugün açıklanacak olan enflasyon rakamları var. Hatırlanacağı gibi Kasım ayında TÜFE %1 olan ortalama piyasa beklentisinin üzerinde %2,3 olarak açıklanırken 12 aylık rakam %11,89 seviyesinden %14,03 seviyesine yükselmişti. Ortalama piyasa beklentisi enflasyonun Aralık ayında ise %1,03 oranında artış göstereceği yönünde. Bu rakam hem 2003 bazlı serinin ortalamasından (%0,30) hem de geçen yıl gerçekleşen rakamdan (%0,74) daha yüksek bir seviye. Dolayısıyla beklentilere paralel bir rakam oluşması durumunda 12 aylık enflasyon %14,34’e yükselecek. 2021 yılının ilk aylarında ise enflasyonun yukarı yönlü eğilimini koruyacağını tahmin ediyoruz. Bu noktada Nisan ayında 12 aylık rakamın %15 seviyesine ulaşma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyoruz. 2021 sonunda ise %12-13 bandında bir enflasyon görmeyi bekliyoruz.

Küresel olarak açıklanacak PMI endeksleri yeni yıla başlarken ekonomik aktivitenin son durumuna ilişkin sinyaller verecek olması bakımından önemli. ABD’de açıklanacak olan ISM imalat endeksi de aynı kapsamda değerlendirilebilir. Hatta ISM rakamları küresel koşullara daha fazla tepki verdiği için önem derecesinin biraz daha yüksek olduğunu da söyleyebiliriz. Kasım ayında 57,5 olarak açıklanan endeksin yılın son ayında 56,5 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. 

Geride bıraktığımız ayda tarım dışı istihdamın 100 bin kişi artış gösterdiği tahmin edilirken işsizlik oranının ise 6,7’de sabit kalması bekleniyor. Saatlik kazançlarda ise yıllık bazda %4,4 büyüme öngörülüyor. Hatırlanacağı gibi ABD’de Şubat-Nisan döneminde istihdamda yaklaşık 22 milyon kişilik kayıp yaşanmıştı. Ekonominin yeniden açılması ile birlikte bu kaybın yaklaşık 12 milyonluk kısmı geri alındı. Aralık ayında beklenen artış dahil edildiğinde bile istihdamdaki açığın hâlâ 10 milyon civarında olduğunu görüyoruz. Son dönemdeki verilerin istidamdaki toparlanmanın yavaşladığına işaret ettiğini de düşünürsek Cuma günkü rakamların piyasa lehine güçlü bir tablo çizmesi çok kolay görünmüyor.

Hatırlanacağı gibi Aralık ayı toplantısında beklendiği gibi yeni bir adım atmayan Fed, ekonomide güçlü bir toparlanma görülene kadar varlık alımlarının devam edeceği mesajını tekrarlamıştı. Ayrıca yapılan açıklamalar genel hatlarıyla güvercin bulunduğu için dolar üzerinde baskı oluştuğun şahit olmuştuk. Yeni bir sinyal vermesini beklemesek de Çarşamba günü açıklanacak tutanaklarda verilecek detayların toplantı sonrasında piyasalarda oluşan güvercin duruşa ilişkin algının ne derece gerçekçi olduğu konusunda yön gösterebileceğini düşünüyoruz.

Kasım ayında gerçekleştirilen seçimlerde iki senatörlük koltuğu için verilen yarışta tarafların %50’lik oy oranına ulaşılamaması nedeniyle Georgia’da yarın ikinci tur seçime gidilecek. Eyalette geride kalan 20 yılda Demokrat bir senatör seçilmedi. Ancak başkanlık yarışında Biden’ın az farkla da olsa eyalette seçimi kazanmış olması bu yönde ihtimal yaratıyor. Kaldı ki, son anketler de bu yöndeki olasılığın canlı olduğuna işaret ediyor. Demokratların seçimi önde bitirmesi durumunda 100 üyesi bulunan Senato’da her iki partinin de 50 sandalyesi olacak. Ancak böyle bir durumda başkan yardımcısı da eşitliği bozmak için oy kullanabildiğinden Senato’nun kontrolü Demokratlara geçmiş olacak. Seçimin piyasa açısından ima ettiklerine gelince, Demokratların üstünlüğü ile sonra erecek seçim Biden’ın çok daha rahat ve hızlı bir şekilde karar almasına olanak sağlayacağı gibi yeni teşvik paketi beklentilerini destekleyeceği için dolar üzerindeki baskının da artmasına neden olabilir.

BEKLENTİLERİMİZ

Borsa İstanbul güçlü performansın ardından yeni yıla iyimser bir zeminde başlıyor. Endeks 2020 yılında %30 civarındaki değer kazanımı ile kuvvetli bir performans sergilerken uzun yıllar ortalaması ise hâlâ diğer gelişmekte olan ülke piyasalarına kıyasla iskontolu olunduğuna işaret ediyor. BIST’in yeni yılda bu iskontoyu azaltma potansiyelini yüksek bulmakla birlikte farkın tamamen kapanmasının daha uzun bir zaman dilimi gerektirdiğini düşünüyoruz. 2021 yılına ilişkin beklentilerin iyimser olması ise alternatif getiri arayan yatırımcıların hisse senetlerine ağırlık vermesini sağlayabilir. Teknik açıdan bakıldığında ise gerek TL gerekse dolar bazındaki göstergeler artık 1500 puan seviyesinin üzerindeki rakamların kısa vadeli hedef haline geldiğine işaret ediyor. 12 aylık hedefimiz ise 1695 puan seviyesinde bulunuyor.

 

EUR/USD’de hareketliliğin artmasını bekliyoruz. Geride bıraktığımız haftada yukarı yönlü denemeler yapsa da tatillerin yarattığı etki nedeniyle ciddi bir değişim göstermeyen EUR/USD’de tüm piyasaların açılması ile birlikte volatilitenin artmasını bekliyoruz. Bu noktada gerek Georgia’da yarın gerçekleştirilecek olan seçimin gerekse hafta içindeki yoğun veri akışının paritede daha hareketli bir haftaya işaret ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Teknik açıdan bakıldığında ise kısa vadede özellikle 1,23 seviyesini izlemeye devam ediyoruz. Öyle ki bu seviyenin geride bırakılması kısa vadeli görünümün daha da iyileşmesine katkı sağlayacaktır. Böyle bir senaryoda 1,25’li seviyelerin radara gireceğini söylemek mümkün. 2021 yılının genelinde ise dolar endeksi üzerindeki baskının devam edeceğini tahmin ediyoruz. Özellikle Fed’in 2023 sonuna kadar faiz oranlarında artırıma gitmeyecek olması doların uzun bir süre daha faiz desteğinden mahrum olacağına işaret ediyor. Ayrıca ABD’de reel faiz negatif bölgede kalmaya devam ederken pandemi sürecinin geride kalması, küresel ekonomik aktivitenin toparlanması ve güvenli liman arayışının azalmasının dolar üzerinde baskı oluşturacağını tahmin ediyoruz. Kaldı ki, Biden’ın göreve gelmesi ile birlikte küresel gerginliklerin azalma potansiyeli de portföylerde dolar tutma ihtiyacını azaltacaktır.

TL kazanımlarını yeni yıla taşıyor. 7,50 seviyesinin aşağı yönlü geçilmesinin ardından TL lehine hareket alanının belirgin şekilde arttığını gördük. Buna paralel olarak da 200 günlük hareketli ortalamanın geçtiği 7,3070 seviyesi kısa vadeli hedef haline gelmişti. Geride bıraktığımız haftada bu seviyeye yaklaşıldıktan sonra kurda yukarı yönlü tepki yaşandı. Teknik açıdan bakıldığında önemli bir gösterge olan 200 günlük hareketli ortalamadan tepki oluşmasını olağan bir durum olarak görüyoruz. Burada önemli olan 7,50’nin altında kalınması. Bu seviyenin altında kalındıkça kurda TL lehine hareket etme eğiliminin devam etmesi olası görünüyor. Ancak güçlü bir trendden söz edebilmek için 7,30 seviyesinin aşağı yönlü geçilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunun gerçekleşmediği durumda bir süre 7,30-7,50 bandında hareket edilmesi olası görünüyor.

 

Ons altını yeni haftada kritik gündem maddeleri bekliyor. Hatırlanacağı gibi ABD Başkanı Trump yetersiz bulmasına karşın uzun süre beklenti yaratan mali teşvik paketini onaylamıştı. Bu onayın adından Temsilciler Meclisi pakette yer alan 600 dolarlık ödemelerin 2000 dolara çıkarılmasını öngören tasarıyı kabul ederek Senato’ya gönderdi. Ancak Senato sürpriz olmayan bir şekilde tasarıya sıcak bakmadı. Buna karşın önümüzdeki haftalarda teşvik paketinin daha da büyüyebileceğine ilişkin beklentiler geçerliliğini koruyor. Bu noktada özellikle yarın Georgia’da yapılacak seçimlerden çıkacak sonuçların altın fiyatlarında belirleyici olacağını düşünüyoruz. Seçimin Demokratların üstünlüğü ile sonra ermesi yeni teşvik paketi beklentilerini destekleyeceği için ons altında daha yüksek seviyelere kapı aralayabilir. Ayrıca 90 seviyesinin altına inen dolar endeksinin son 2,5 yılın en düşük seviyelerine gerilemiş olması da değerli metallerin güç kazanmasını kolaylaştıran bir zemin yaratıyor. Teknik açıdan baktığımızda ise 1910 dolar seviyesinin aşılmış olmasının kısa vadeli görünümü iyileştirdiğini söyleyebiliriz.

Kaynak ÜNLÜ Menkul
Hibya Haber Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Keşfet